bir zavalli beyin: bu göz yaslarim acaba hic dinmeyecekmi...

sahur vaktiydi, günahkar rüyalarim daha bitmemistiki yari acik camimdan akdeniz misali hem sicak hem serin zarif hafif bir yel mütevazi odama intikal etti ve o ruhsuz bedenimi az da olsa canlandiriverdi... ayni yel ile müzik notalari kulagima ulasmaya basladiginda meraklanarak actigim gözlerim dört senedir silmedigim camimin önündeki kuslari fark etti, oturmuslar kardesce bahcedeki kiraz agacin bir dalina vivaldinin sarkilarini seslendiriyorlardi, yanbaslarinda üstadimin o bereketli agzindan kesintisiz akan baldan dolayi erken emeklilige ayrilabilmisligin mutlulugunu yasayan arilar eslik ediyordu danslari ile, etraflarinda havalanmis kelebekler rengarenk kanatlari ile alkis tutuyorlardi adeta... zamansiz ve keyifli saatler gecirmis olmaliyim bahcedeki dostlarimla beraber... zavalli beynim ancak anlayabildiki, o zarif hafif akdeniz yelini benim birecik üstadim yollamis olmaliydi mutlaka... evet, gözlerim yine nemli nemli
07.04.2018, 00:49